DÜNYA,

  TÜM CANLILARLA BERABER HEPİMİZİN ORTAK YAŞAM YERİDİR

 

 
 
 

Konuğumuz Oldunuz, Hoş Geldiniz

Sitemiz Organik Bal ve Organik Arıcılık Bilgi Paylaşım Sitesidir.

BAŞLIKLAR

  •  
    HASADIMIZLA SINIRLI ÜRÜN ÇEŞİDİMİZDEN
    YENİ SEZON SAFF 1011  ORGANİK KARAKOVAN PETEKLİ ÇİÇEK BALIMIZ ÇIKMIŞTIR
     
     
    SATIŞ NOKTALARIMIZ  >>>
    ŞİPARİŞİNİZ İÇİN   >>>
    ÜRÜN GÖRSELLERİMİZ  >>>
     
    _______________________
     
    • DÜNYA'DA İLK DEFA BİZ YAPTIK
    • PETEKLİ BALIMIZI  " BİYO ÇÖZÜNÜR " AMBALAJDA MUHAFA EDEREK SOFRANIZA ULAŞTIRDIK.
    • Temiz Çevre, Temiz Dünya İçin
    Devamı >>

    SAFF 1011 ORGANİK KARAKOVAN BALLARI TAMAMEN ÖZEL ÜRETİM OLARAK SOFRANIZA GELMEKTEDİR.

    KONU LİNKLERİ

     

     

     

    Büyük İmtihanın, Büyük Sabrın, Büyük Emeğin Mükafaatının da BÜYÜK Olacağını. BİLİYORUZ

    Hata Yapmaktan Korkup, Gönül Konarak Edebi İle Yapılan Her İşin Meyvesi Has, Güvenilir ve Nitelikli Olacağını  UNUTMUYORUZ

    Organik Tarim Esaslari Ve Uygulanmasina İlişkin Yönetmeliğin Kendi Faaliyet Alanimizi İlgilendiren Hükümlerin Tümünü İşletmelerimizde Uyguladiğimizi TAAHHÜT EDİYORUZ

     

    HEDEFLİYİZ

    Vahy'e Uygun Üretildiği Takdirde Şifa Olduğu Kur'an-I Kerim Ayeti İle Bizlere Müjdelenen " Bal'ı ", Vahy'e Uygun Üretmek Tek Ve En Büyük Hedefimizdir.

     

    İLKELİYİZ

    İnsani İlkemiz :

    Yarının Kendimizede Lazım Olacağının İdraki İle Ekolojik Dengeyi Bozmadan , Hatta Gözeterek İnsana Menfaat Sağlamak Gayretidir.

    Vicdani İlkemiz :

    Başta İnsan Olmak Üzere Tüm Canlılara Karşı Vicdani Borcumuz Olarak Organık Tarım Esasları Ve Uygulanmasına İlışkın Yönetmelığın Kendı Faalıyet Alanımızı İlgılendıren Hükümlerın Tümünü İşletmelerımızde Uyguladığımızı Taahhüd Etmektir.

    Ticari İlkemiz :

    Olmazsa Olmaz Çok Ürün Düşüncesi Değil , Hak Etmiş Olarak En Doğru Ve Temiz Ürünü Tüketiciye Arz Etmektir.

    Site Haritası >>

    Kur'an-ı Kerim SAFF Suresi 10 ve 11. Ayetler

    10. Ey iman edenler, sizi acı bir azaptan kurtaracak bir ticareti size haber vereyim mi ?

    11. Allah'a ve O'nun Resul'üne inanırsınız, mallarınızı ve canlarınızı Allah rızası ve O'nun düşüncesi ile  insanların menfaati ve yardımı için harcarsınız. Bu, sizin için daha hayırlıdır; Eğer bilirseniz.

    Kur'an-ı Kerim NAHL Suresi 68 ve 69. Ayetler

    68. Rabbin bal arısına şöyle ilham etti: " Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."

    69. " Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.
     

 

 

 

ORGANİK BAL HAKKINDA

 

BALDA NELER VAR

 
 
Türk Gıda Kodeksi 2005/49 sayılı bal tebliğinde
'' Bal , arıların çiçek nektarlarını bitkilerin veya bitkiler üzerinde yaşayan bazı canlıların salgılarını topladıktan sonra kendine özgü maddeler karıştırarak değişikliğe uğratıp bal peteklerine depoladıkları tatlı madde''
olarak tanımlanmıştır.
Tanımından da anlaşılacağı gibi bal saf ve doğal olmalıdır.
Balın Bileşimi (Kimyasal Yapısı):
Genel olarak balın yaklaşık % 80'i değişik şekerlerden, % 17'si sudan meydana gelir. Geri kalan % 3'lük kısım başta enzimler olmak üzere diğer değerli maddelerden oluşur. Balda; demir, bakır, potasyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor, silisyum, aliminyum, krom, nikel ve kobalt gibi değerli mineraller vardır. Salgı balları mineral maddelerce daha zengindir. Bu özelliğinden dolayı tedavi amaçlı olarak ta kullanılırlar ve kristalize olmadıkları için tercih edilirler.
 
BALIN KİMYASAL YAPISI
BİLEŞİMİ
Ortalama
St. Sapma
Aralık
Su
17.2
1.5
13.4-22.9
Fruktoz
38.2
2.1
27.2-44.3
Glikoz
31.3
3.0
22.0-40.7
Sukroz(sakkaroz)
1.3
0.9
0.2-7.6
Maltoz(reducing disccharides)
7.3
2.1
2.7-16.0
Higher sugars(Yüksek Şekerler)
1.5
1.0
0.1-8.5
Serbest Asitler (as gluconic acid)
0.43
0.16
0.13-0.92
Laktone (as glucolactone)
0.14
0.07
0.0-0.37
Toplam Asit (as gluconic acid)
0.57
0.20
0.17-1.17
Kül
0.169
0.15
0.020-1.028
Nitrojen
0.041
0.026
0.000-0.133
pH
3.91
-
3.42-6.10
 
Protein açısından balda 17 adet farklı aminoasit belirlenmiştir.
 
Balın yapısındaki enzimlerin bir kısmı bitkilerden bir kısmı da arının salgı bezlerinden gelir. Enzimler balın en değerli maddeleridir. Doğal ve ısıtılmamış ballarda enzim miktarı yüksek olup bu ballar kaliteli ve çok değerlidir. Bal ısıtıldığı oranda enzim değerinde kayıplar olur.
BALIN  ÖZELLİKLERİ
Balın Rengi
Bitkisel orjine, depolanma süresine ve koşullarına göre açık renkten koyu kahverengine kadar değişim gösterir. Balın berraklığı ve şeffaflığı ise içindeki polen ve diğer maddelerin yoğunluğuna bağlıdır. Ayçiçeği ve narenciye balları açık sarı, kestane bakı kırmızımtrak, okaliptus balı grimsi kahverengi ve çam balı koyu yeşilimsi ve kahverengidir.
Balın Viskozitesi
Balın bünyesi ya da akıcılığa karşı koyma özelliği de denilen viskozite, bal içindeki su oranı ile yakından ilgilidir. Koyu, yavaş akan bir balın viskozitesi yüksek, açık renkli ve gevşek bünyeli ballarda viskozite düşüktür.
 
BALIN VİSKOZİTESİ
Su Oranı(%)
Viskozitesi(poise)
Sıcaklık(oC)
Viskozitesi(poise)
13.7
420
13.7
600.0
15.5
138
20.6
189.6
18.2
48
29.0
68.4
20.2
20
39.4
21.4
 
48.1
10.7
71.1
2.6
 
Balın Higroskobik Özelliği
Bal higroskobik bir madde olup havadan nem absorbe etme özelliğine sahiptir.
Balın havadan nem alması özel yapısına, şeker ve su içeriğine bağlıdır.
 
BALIN HİGROSKOBİK ÖZELLİĞİ
Havadaki Nem (%RH)
Bal (% su oranı)
50
15.9
55
16.8
60
18.3
65
20.9
70
24.2
75
28.3
80
33.1
 
Balın Kristalizasyonu
Balın kristalizasyonu; balda bulunan şekerlein zamanla doyma noktasına ulaşarak dibe çökmesi olayıdır. Çiçek balları zamanla kristalize olur. Kristalize olan bal sahte veya hileli bal demek değildir. Kristalize olan ballar su banyosu içerisinde ısıtılarak kristalizasyon ortadan kaldırılabilir. Kristalizasyon balın su içeriği ile bünyesindeki fruktoz ve glikoz şekerleri arasındaki oranla ilgilidir. Genellikle bal içindeki fruktoz, glikozdan fazladır. Fruktoz/Glikoz oranı büyüdükçe balın şekerlenme eğilimi azalır. Olgunlaşmamış bir balda glikoza göre daha fazla sakkaroz bulunduğu için şekerlenme yavaş olur. Su içeriği düşük olan ballar daha geç kristalize olurlar. Bu nedenle petekli ballarda kristalizasyon geç başlar veya hiç görülmez.
Balın Işığı Döndürme Özelliği
Balın polarize ışığı sağa ve sola döndürmesi balın kaynaklarına bağlıdır. Nektar balları ışığı sola, salgı balları ise sağa döndürmektedir. Sakkaroz denilen çay şekeri de ışığı sağa döndürür. Bu özellik sahte balın tanınmasına yardımcı olur.
Balın Fermantasyonu
Balın mayalanması veya bozulması anlamına gelir. Su oranı yüksek olan ballarda şekere dayanıklı mayalar şekeri parçalayarak alkol ve karbondioksit oluşturur ve bal köpürür. Fermantasyonu önlemenin en önemli yolu balın olgunlaştıktan sonra hasat edilmesidir. Çünkü olgunlaşmış bal (sırlanmış) şeker konsantrasyonu yüksek, su oranı daha düşüktür.
Tat ve Koku
Balın tadı yapısındaki şekerlerin miktarı, türü ve birbirlerine oranı ile ilgilidir. Kokusu da alındığı kaynağa göre değişir. Bala uygulanan işlemler tadını ve kokusunu değiştirebilmektedir. Bu nedenle ısıtma, işleme, depolama gibi uygulamalarda balın kendine has tadı ve kokusunu bozacak yanlış işlemlerden kaçınmak gerekir.
Bal Hasadı ve Muhafazası
Arıların doğadaki çeşitli nektar kaynaklarından topladıkları nektardan elde edilen ve petek gözlerine konulan bal, başlangıçta alındığı kaynağa bağlı olarak yüksek miktarda su içerir.
Arılar petek gözleri üzerinde kanat çırparak ve dışarıdan kovana hava pompalayarak, kovan içinde oluşturdukları hava akımı ile balın fazla suyunu uçurup olgunlaştırırlar. Böylece balın su oranı yaklaşık %17-18 civarına indirilip bal dolu petek gözleri balmumu ile kapatılır.
Bu işleme ''balın sırlanması'' denir. Arılar balını olgunlaştırdıkları petekleri çerçevenin üst çıtasından başlayıp aşağı doğru sırlarlar. Eğer ballı bir peteğin en az 2/3'de bal dolu gözler sırlanmışsa bu peteğin balı olgunlaşmış demektir. Hasada başlanabilir.
Kovandaki bütün peteklerdeki balın olgunlaşmasını beklemeden balı olgunlaşan petekler kovandan alınmalıdır.
Olgunlaşmış balların kovandan alınmasına bal hasadı adı verilir.
Bal hasadı genellikle arıların yağmacılık eğilimlerinin az olduğu sabahın erken saatlerinde yapılır. Kovandan alınan ballı çerçeve taşıma sandığına konulur ve hemen üzeri bir örtü ile kapatılarak arılardan korunur.
Bal hasadının en güç yanı arıları ballı peteklerden uzaklaştırmak ve yağmacılık çıkmasını önlemektir Ana arının ballıkta da olabileceği unutulmamalı,ona bir zarar vermemek için dikkatli olunmalıdır.
Bal hasat edilen kovanda arılara yeterince kışlık bal bırakılmış olmalıdır. Bunu sağlamak için genellikle kuluçkalıktan bal hasadı yapılmamalıdır.
Balın süzülmesi
Balın süzüleceği oda içi sıcaklık 25 ile 30 C olmalıdır. Çerçeve veya petek üzerindeki sırlar sır bıçağı veya sır tarağı ile alınır. Sonra elle veya elektrikle döndürülen santrifüj (bal süzme ) makinesine yerleştirilerek ballar çıkarılır.
Balın dinlendirilmesi
Süzülen ballar ,gittikçe incelen çok katlı elekten geçirilerek,mum kırıntıları ve diğer yabancı maddelerden arındırılır. Buna rağmen küçük parçacıklar ve hava kabarcığı balın rengini bulandırır. Bu nedenle bal,dinlendirme tankına alınır. Balın burada 1-2 gün kalması yeterlidir. Küçük parçacıklar ve hava kabarcıkları köpük şeklinde üstte toplanır ve buradan alınarak arılara yem,sirke,likör vb. şeklinde değerlendirilebilir. Böylece balın bulanıklığı giderilmiş olur ve ambalajlanır.
 
Balın depolanması
Bal kapalı kutularda ve hava ile ilişkisi olmayacak şekilde saklanması gerekir. Bal için en uygun ambalaj kabı kapaklı cam kavanozlardır. Ambalajlanmış ballar oda sıcaklığında tutulmalıdır. Kristalize olmuş balın tekrar eski haline dönmesi için bal kabı 45-65 OC sıcak su dolu bir kap içerisinde bekletilerek ,balın çözülmesi sağlanır. Bal kabı hiçbir zaman doğrudan ateş ile temas ettirilmemelidir.
Kaliteli Bal Üretimi İçin Öneriler
  • Arıcılar arı hastalık ve parazitlerini tanıyabilmeli, bal mevsiminde ilaç ve antibiyotik kullanmamalıdır.
  • Arıcılar zirai mücadelenin yaygın olarak yapıldığı alanlardan uzak durmalıdır. Bal hasadı kapalı ve temiz yerlerde yapılmalıdır.
  • Balın konulduğu teneke ve kaplar temiz ve sağlığa uygun olmalıdır.
  • Ballar ısıtılmamalı ve yapısı değiştirilmemelidir.
 
Balın Fizyolojik Etkileri
Bal insanoğlunun tükettiği en eski gıdaların başında gelmektedir.Bal binlerce yıldan beri hem enerji sağlayan değerli bir besin maddesi olarak, hem de yara ve yanıkların tedavisinde ve bir çok hastalıklarda ilaç niyetine kullanılmaktadır. Balın şifa verici özellikleri başta Kur'an olmak üzere birçok kutsal kitapta da belirtilmektedir.
Balın fizyolojik özellikleri ve kullanımı konusunda yüzlerce literatür bulunmaktadır.
  • BAL bir doğal enerji kaynağıdır. Bu nedenle bebekler, yaşlılar, sporcular, hasta ve düşkünlerle birlikte normal sağlıklı insanlar tarafından da severek ve bilinçli olarak tüketilmektedir.
  • BAL yeni doğan bebeklerde sütten yararlanmayı ve kemiklerde Kalsiyum fiksasyonunu artırmaktadır. Sadece süt ile beslenen bebeklerde oluşan kansızlığı (anemi) ve anorexia yı önlemektedir.
  • BAL iştah artırmakta, enerji ve direnç kazandırmaktadır.
 
Balın Sindirim SistemineEtkileri
Bal besinlerin daha hızlı sindirilmesine neden olmakta, sindirim sistemi enfeksiyonlarında, kabızlığın giderilmesinde oniki parmak bağırsağı ülserlerinde, ve karaciğer rahatsızlıklarında yaygın olarak kullanılmaktadır.
Balın Solunum Sistemine Etkileri
Bal karasal iklime sahip ve gün içi ısı farkının fazla olduğu bölgelerde soğuğa ve soğuk algınlığına karşı, ağız, boğaz, ve bronşlardaki rahatsızlıklarda ve enfeksiyonlarında doğal bir ilaç olarak kullanılmaktadır. Bu özellikler balın antimikrobiyel etkisinin yanı sıra baldaki fruktozun doku ve kasları yumuşatıcı ve gevşetici özelliğinden kaynaklanmaktadır.
Balın Yara ve Yanıklarda Kullanımı
Bal günümüzde modern tıpta besleyici ve nemlendirici özelliği nedeniyle birçok kozmetik kremlerinde, açık yaralarda, yatak yaralarında, ülserlerde, ve yanıklarda doğrudan sürülen ilaçların yapımında kullanılmaktadır. Bal enfeksiyonları önlemekte, doku oluşmasını hızlandırmakta ve yara ve yanık izlerini azaltmaktadır (Hutton 1966; Manjo, 1975; Armon, 1980 and Dumronglert, 1983). Eşit miktardaki Bal, çavdar unu ve zeytin yağı karışımı ile hazırlanan kremin günde 3 kez kullanımı ile inek ve atlarda görülen ve kangrene dönüşen yaraları dahi tedavi ettiği bildirilmektedir (Lu~hrs, 1935; Lu cke 1935)
Balın Göz Hastalıklarında Kullanımı
Balın bazı ülkelerde doktorlar tarafından katarakt ve kojuktivit ile bazı kornea rahatsızlıklarında başarı ile kullanıldığı bildirilmektedir (Mikhailov, 1950). Ayrıca kornea ülserinin de saf bal ile veya vazelin yerine bal ile hazırlanan % 3 lük sulphidine pomadı ile başarılı bir şekilde tedavi edildiği bildirilmektedir.
Şeker Hastalığı ve Bal
Zaman zaman hakiki (!) balın şeker hastalığına iyi geldiği şeklinde yazılar çıkmakta veya söylentiler duyulmaktadır. Bunun bilimsel bir dayanağı yoktur ve yanlıştır. Bal da kan şekerini yükseltir ve fazla alındığında şeker hastalarını komaya sokabilir. Ancak eşit miktarda alınan bal, kan şekerini çay şekerine oranla daha az yükseltmektedir. Bu nedenle şeker yerine az miktarda bal kullanılabilir.
Balın Antimikrobiyel Aktivitesi
Balda mikrop üreyemez çünkü;
  • Şeker konsantrasyonu çok fazladır.
  • Balın pH sı 3.5-4.0 civarındadır.
  • Baldaki enzimler inhibin (H2O2) oluşmasına neden olur.
Not: Isıtılmış ballarda antimikrobiyel aktivite görülmez veya yok denecek kadar azdır.
Balın Kullanım Alanları
  • Sofralık olarak kullanımı (Petekli, süzme, krem bal, meyveli bal, aromalı bal, kuruyemişli bal, polenli bal, arı sütlü, propolisli bal vb.)
  • Gıda sanayiinde besin elementi veya tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır.
  • Pasta ve fırıncılıkta tatlandırıcı ve bayatlamayı önleyici olarak kullanılmaktadır.
  • Şeker, şekerleme, helva reçel ve marmelat sanayii.
  • Süt, yoğurt, dondurma sanayiinde.
  • Alkollü ve alkolsüz içki sanayiinde.
  • İlaç sanayiinde (Öksürük şurubu vb)
 
BALMUMU
 
İşçi arıların 12-18 günlük yaş dönemlerinde karın halkalarındaki mum salgı bezlerinden salgılanan bir maddedir.
Rengi salgılandığı an beyazdır, sonra koyulaşır. Arılar petek gözlerini örmek için balmumu üretirler. Arılar 1 Kg balmumu üretebilmek için 6-10 Kg bal yemeleri gerekmektedir.
Mum salgılayan arılar önce bal yerler, daha sonra 35oC de zincir şeklinde salkım oluşturarak mum salgılarlar.
Özellikle Afrika, Orta ve Güney Amerika da baldan daha önemli bir arı ürünüdür.
Balmumu geleneksel olarak petek kırıntılarının sıcak su içinde eritilip yüzeyde toplanan mumun soğutulmasıyla elde edilebildiği gibi güneş enerjili mum eritme kapları da kullanılır.
Balmumu büyük oranda temel petek yapımında ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır. Ayrıca mum sanayinde, parlatıcı boya ve cila yapımında, dişçilik gibi alanlarda da kullanım alanı bulmaktadır.
Burada çok önemli bir hususa da değinmek gerekir. Arıcılık yönetmeliğinin zorunlu bir hükmü olarak, temel petek yapımında kullanılacak balmumunun 110oC'de 12 saat süreyle sterilize edilmesi gerekmektedir.
Balmumu %100 saf olmalı, parafin, serezin, reçine ve iç yağı gibi yabancı maddeler içermemelidir.
Balmumunun renginin açık olması istenir. Balmumu 42 saat güneşte bırakılırsa rengi açılır. Ülkemiz açısından arıcılıktan baldan sonra 2. ekonomik arı ürünüdür.
Balmumunun Saf Olduğunu Nasıl Anlarız?
1. Saf balmumu benzin içinde tamamen erir.
2. Saf balmumu ateşe atılırsa tamamen yanar, ortama güzel bir koku yayılır.
3. Balmumundan küçük bir parça çiğnendiğinde saf mum dişlere yapışmaz, kötü tat ve aroma hissedilmez.
4. Bir kaba biraz mum koyup içine 20 g eter damlatılırsa ve 15oC kadar ısıtılırsa saf balmumu erir. Katkılı balmumu erimez.
POLEN
Polen çiçekli bitkilerin anterlerinde oluşan ve döllenmede rol olan erkek üreme birimidir. Polen 6 - 200 mm çapında değişik renklerde, şekillerde ve yapıdadır. Polen protein,vitamin,mineral madde ve enzimler bakımından çok zengin bir besin maddesidir. Arılar kovanın protein ihtiyacını karşılamak,yavruları beslemek için polen toplarlar ve bunları kovana taşıyarak petek gözlerinde depolarlar.
Polenin Bileşimi
Polenin bileşiminde yaklaşık olarak %10 su, %20 ham protein, %28-35 karbonhidratlar, %3-4 kül ve flavonoidler, karotenoidler, vitaminler(C,E,B kompleksi), mineraller, tüm serbest aminoasitler, nukleik asit ve nukleositler, enzimler(100den fazla) ve büyütme faktörleri bulunur.
Polen Üretimi ve Muhafazası
Polen ,polen tuzakları kullanılarak toplanmaktadır.
Arının taşıdığı polen çeşitli tuzaklardan geçerken tuzak haznesinde birikir. Biriken polenler 1-2 gün aralıklarla boşaltılıp 42 C yi geçmeyen sıcaklıkta kurutma dolaplarında kurutulup su oranı %7-8 e düşürülür.
Daha sonra eleklerden geçirilip temizlenen polen hava almayacak şekilde ambalajlanıp soğuk ortamda saklanır.
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki polen toplamanın koloni performansı üzerinde önemli bir olumsuz etkisi yoktur.
· Kurutulmamış polen, oda sıcaklığında bir kaç gün içinde tüm besleyici değerlerini kaybetmektedir.
· Derin dondurucuda taze polen 1 yıla kadar saklanabilir (Dietz, 1975).
· Kurutulmuş polen oda sıcaklığında bir kaç ay, buz dolabında 1 yıl, buzlukta birkaç yıl saklanabilir. (Dietz ve Stephenson 1975 and 1980).
· Polen güneş ışığı almayacak kavanozlarda, kuru ve karanlık odalarda saklanmalıdır.
Polen Toplamada Dikkat Edilecek Konular
· Zirai mücadele veya ilaçlama yapılan alanlardan polen toplanmamalıdır (Rai et al., 1977).
· Varroa mücadelesi veya hastalık olan kolonilerden polen toplanmamalıdır.
· Kovan içerisindeki pislik ve kırıntıların polene geçmeyeceği Polen tuzakları kullanılmalıdır.
· Nemli veya rutubetli yerlerde polen içerisinde maya ve küflerin oluşmaması için polen her gün toplanmalıdır.
· Polen taze olarak derin dondurucuda saklanmalı veya özel fırınlarda kurutulmalıdır.
· Kuru polende rutubet oranı % 10 u geçmemeli, ısı 40 0C üzerine çıkmamalıdır.
 Polenin Fizyolojik Etkileri
 
Artırıcı etki
İyileştirici etki
Atletik performans
Kanser (Hayvanlarda)
Sindirim kolaylığı
Soğuk algınlığı
Doku yenileme
Ağrı-apse
Genel canlılık
Erkekte kısırlık
Cilt canlılığı
Anemi
İştah
Yüksek tansiyon
Hemoglobin miktarı
Sinirsel ve endokrin rahatsızlıklar
Seksüel etki
Ülserler
Performans (Yarış atları)
-
 
Bilimsel Kanıtlar
· Klinik çalışmalarda Polenin prostat problemlerinde (büyüme ve kansere kadar olan rahatsızlıklarda) ve alerji tedavisinde başarılı olarak kullanıldığı (Denis, 1966 and Ask-Upmark, 1967) bildirilmektedir.
· Polenle yapılan hayvan besleme denemelerinde iştah artırıcı ve kilo aldırıcı etkisi gözlenmiştir.
· Polenin bakteriostatic etkisi (Chauvin et al, 1952) ve antibacterial etkisi (Lavie, 1968)olduğu bildirilmiştir.
· Polenin hayvanları ve insanları radyasyon ve X ışınlarının olumsuz etkilerinden koruduğu (Wang et al., 1984; Hernuss et al., 1975, as cited in Schmidt and Buchmann, 1992) belirtilmiştir.
Polenin Kullanıldığı Alanlar
· İlaç sanayiinde:Prostat problemlerinde, Alerjik vakalarda Astım tedavisinde.
· Yiyecek sanayiinde: Gıda desteği (Food supplement)
· Hasta, çocuk, yaşlı ve düşkünlerin beslenmesinde.
· Arı kolonilerinin beslenmesinde.
· Bombus arılarının beslenmesinde.
· Yarış atlarının beslenmesinde.
· Kozmetik sanayiinde.
· Polinasyon çalışmalarında.
· Çevre kirliliği çalışmalarında.
 
ARI  SÜTÜ
Arı sütü 6-12 günlük işçi arıların ana arıyı ve genç larvaları beslemek için yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları beyaz krem renginde ve tereyağı kıvamında protein,vitamin,mineral maddeler ve iz elementler bakımından oldukça zengin bir besin maddesidir.
Arı Sütünün Bileşimi
Aynı genotipik karakterli döllü yumurtalardan çıkan larvalar,kendilerine verilen arı sütünün nitelik ve niceliğine bağlı olarak anatomik ve fizyolojik bakımından birbirinden tamamen farklı iki ayrı birey olabilmektedir.
Bu farklı besleme sonucu ana arı hastalıklara karşı direnç kazanmakta , günde kendi ağırlığının iki katı kadar yumurta üretebilmekte ve yıllarca yaşayabilmektedir. İki bireyin bu denli farklılaşması yalnızca arı sütünün olağanüstü gücünden meydana gelmekte ve yalnızca bu yönü bile arı sütünü tüketen bir insanın neler kazanabileceğini göstermektedir.
Arı sütü bileşim itibariyle oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Yaklaşık yarısından fazlası su ,protein, yağ, şeker, mikro elementler , enzimler, hormonlar, vitaminler, çeşitli yağ asitleri ,10-HDA ve daha birçok maddeye ek olarak %3 dolayında henüz belirlenemeyen maddeler bulunmaktadır. Etkileri bilinen fakat belirlenemeyen bu maddeler arı sütünün olağanüstü etkilerini meydana getirmektedir.
 Arı sütü kalp rahatsızlıklarından kansere kadar bir çok hastalıkta vücudu güçlendirmek,bağışıklık sistemini uyarmak amacıyla kullanılmaktadır. Özellikle yoğun antibiyotik kullanan radyoterapi ve kemoterapi olan hastalarda muhtemel karaciğer ve böbrek zararlarını önlemekte karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını korumaktadır.
Arı Sütü Üretimi ve Muhafazası
Arı sütü üretimi ,ana üretimi ile yakından ilgilidir. Ana arı üretiminde bahsedildiği gibi yapılan transferlerden 2-3 gün sonra yüksük (hücre) içinde bulunan larvalar atılıp geriye kalan arı sütü ağaç kaşıkçıkla veya vakumla yaparak, renkli şişelere alınır.
Çünkü arı sütü havadan,ışıktan,ısıdan, rutubetten ve birçok dış etkiden kolayca etkilenip bozulabilir.
Saf arı sütü -5oC'de, arı sütü mamülleri ise 5-10oC'den serin ve kuru yerlerde saklanmalıdır. Arı sütü ¼ oranında bala katılarak bal içinde daha uzun bir süre saklanabilir. Arı sütü üretimi ve tüketimi fazla olan ülkelerde (Japonya, Çin, ABD ve bir çok Avrupa ülkesi ) toz haline getirilmiş bozulmadan çok uzun süre saklanabilen tablet veya kapsül halinde de hapları da satılmaktadır. Her gün yüzbinlerce insan besleyici ve bünyeyi güçlendirici bu doğal ilaçları kullanmaktadır.
Arı Sütünün Tüketilmesi ve Faydaları
Arı sütü bal ile tüketilebileceği gibi saf olarak sabahları aç karnına, kahvaltıdan en az yarım saat önce ve dil altından eğilimi yoluyla tüketilmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğu ortaya konulmuştur.
Normal şartlara ortalama doz yetişkinler için 0,5g , hastalık ve rahatsızlık hallerinde 1 g olarak önerilmektedir. Çocuklarda ise yaşa ve doktor tavsiyesine göre yetişkinler için belirtilen dozun yarısı ile ¼ 'i önerilir. Piyasada bal-polen-arı sütü karışımları bulunmaktadır. Bu tür karışımların, 1Kg bal, 30-50 g arı sütü ile 100-150 g polen şeklinde olması tavsiye edilir.
Arı Sütünün Etkileri
Arı Sütü Ağız Yoluyla Alındığında;
· Stimulant - Fiziksel performansı artırıcı, hafızayı güçlendirici, zeka açıcı, kendine güveni artırıcı etkileri
· Genel olarak sağlıkta ve metabolizmada düzelme
· İştah artırıcı
· Doku ve cildi yenileyici, güzelleştirici
· Seks gücünde artış, yumurta ve sperma üretiminde artış
· Viral hastalıklara karşı direnç
· Tansiyonu düzenleme
· Kansızlığı (anemi) giderme
· Damar tıkanıklarına karşı olumlu etki
· Kolestrolü düzenleme
 
Arı Sütünün Topikal Olarak Kullanımı
 
· Deriyi gerdirme, yenileme ve canlılık
· Epitel hücrelerini geliştirme ve uyarma
· Kırışıklığı giderme
· Derinin yağ sekresyonunu düzenleme
· Antibiyotik aktivite
· Escherichia coli, Salmonella, Proteus, Bacillus subtilis ve Staphylococcus aureus (Lavie, 1968; Yatsunami and Echigo, 1985).
· Micrococcus pyrogens karşı penisilinin etkisinin % 25 ini göstermiştir. (Blum et al., 1959).
· Antiviral aktivite (Derivici and Petrescu, 1965)
 
PROPOLİS
 
Propolis arıların bitki filiz ve tomurcuklarından topladığı, kovan giriş deliğine, çatlak ve kırıkları kapattığı, antibakteriyal, antiviral, antifungal, antioksidan, antiparazitik özelliklere sahip yapışkan ve reçinemsi bir maddedir.
Arılar bu bitkilerden topladığı reçinemsi maddeyi arka ayaklarında kovana taşırlar. Balmumu ve bazı sindirim salgıları ile karıştırarak kovan içinde kullanırlar.
Arılar propolisi kavak, meşe, kayın, okaliptus ağaçları ve çalılıklardan toplarlar. Arının arka bacağında taşıdığı propolis kovanda ancak diğer arıların yardımı ile boşaltılabilir. Arılar propolisi kovanda dip tahtası, çerçeve kenarları ve giriş deliği arkasında biriktirirler.
Propolisin Fiziksel Özellikleri
1. Renk: Bitki türüne bağlı olarak renk sarıdan koyu kahveye kadar değişir.
2. Propolis 60-70 0C de sıvı, 25-45 0C de yumuşak ve yapışkan, 15 0C altında ise katı kırılgandır.
3. Propolis etanol, glycol ve suda belirli oranlarda çözünür
4. Anti bakteriyal komponentler genellikle alkol ve suda çözülürler.
5. Propolis saf katı, sıvı, tablet, sprey, pomad, propolisli sabun, propolisli şeker vb. gibi birçok şekil ve formulasyonlarda pazarlanmaktadır.
Propolisin Yapısı ve Bileşimi
Propolis örneklerinde bitkisel kaynağa bağlı olarak 150-200 bileşik veya kimyasal saptanmıştır.
Bunlardan bazıları:
1. Flavonlar ve flavonoidler
2. Terpenler ve terpenoidler
3. Aromatik asit ve esterleri
4. Alifatik asit ve esterleri
5. Amino asitler
6. Alkoller
7. Aldehitler
8. Kalkonlar
9. Ketonlar
10. Hidrokarbonlar
Propolis Toplama Yöntemleri
· Çerçeveler Arasından Toplama
· Kovan Giriş Deliğinden Toplama: Polen üretimi ile birlikte yapılır. Bu amaçla polen tuzakları kullanılır. Arının dışarıdan getirdiği propolis bu tuzaklardan geçerken hazneye düşer.
· Örtü Bezinden Toplama: Bunun için teli özel örtüler kullanılır. Arılar bu telli örtünün deliklerini kapatmak için bu kısımları propolis ile doldurur. Bu örtü sıcak suya batırılarak propolisin suya geçmesi sağlanır. Buradan toplanır.
Propolisin Faydaları Ve Kullanma Alanları
· Anti-astımatik etki ve ağız spreyleri
· Anti romatizmal (Donadieu, 1979), etki
· Akciğer rahatsızlıklarında,
· Melanoma ve carcinoma tumor hücreleri tedavisinde,
· Doku yenileyici,
· Kapillar damarları güçlendirici,
· Anti diabetik,
· Fitoinhibitor, (Donadieu, 1979;Bianchi, 1991)
Propolisin herhangi bir yan etkisi yoktur ancak bazı kişilerde hafif alerjik reaksiyona neden olabilir. Japonya ve Çin gibi Uzakdoğu ülkelerinde propolisin bu yüzyılda keşfedilen " en mükemmel doğal ilaç" olduğu kabul edilmiştir.
Propolisin Tıpta Kullanımı
Antibiotic aktivite
· Gram positive bacteriae (Bacillus brevis, B.polymyxa, B.pumilus, B. sphaericus, B. subtilis, Cellulomonas fimi, Nocardia globerula, Leuconostoc mesenteroides, Leuconostoc mesenteroides, Staphylococcus aureus ve Streptococcus faecalis)
· Gram negatives (Aerobacter aerogenes, Alcaligenes sp., Bordetella bronchiseptica, Escherichia coli, Proteus vulgaris, Pseudomonas aeruginosa ve Serratia marcescens).
· Staphylococcus aureus ve Sptreptococcus mutans. (flavonoids galangine ve pinocembrine)
Antioksidan aktivite
Arthritis, Romatizma, Artrosis
Anti-fungal aktivite :
(cynamic acid ve flavonoid crisina)
Anestetik etki
Kokainden 3-5 kez daha kuvvetli anestetik etki nedeniyle diş hekimliğinde kullanma (Ghisalberti 1979)
Antiprotozoan etki
Trichomomas vaginalis (Scheller et.al., 1977). Giardia lamblia, (Towers et. al., 1990)
Antiviral aktivite
Erpes simplex tip 1 ve 2, adeno virus, corona virus, ve rota virus.
Antikanser
Propolisin yapısındaki cynamic asit ve terpenoidler sitotoksik activiteye sahiptir ve propolis intestin, böbrek, meme, burun ve pharynx kanserinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.
Dermatoloji ve Kozmetikte:
Antibakteriyel, antifungal ve Doku yenileyici
 
ARI ZEHİRİ
 
Arı zehiri işçi arılarda zehir bezlerinde üretilip zehir torbasında depolanır.
Petek gözlerinden yeni çıkan arıların zehir üretme yetenekleri çok az olup 12 günlük olduklarında en yüksek kapasiteye ulaşırlar ve 20 günlük olduklarında zehir üretme yeteneklerini kaybederler.
Arı zehiri kimyasal olarak oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Farmakolojik açıdan önemli aktif maddeler içerir.
Bunlardan en önemlisi kimyasal yapının yaklaşık %50'sini oluşturan polipeptit yapıdaki melittindir.
Arı Zehirinin Bileşimi
Enzimler
Phospholipase A2, Hyaluronidase, Acid Phosphomonoesterase, a glucosidase, hysophospholipase
Protein ve Peptitler
Melittin, Pamine, Mast Cell Degranulating Peptide ( MCD ), Secapin, Procamine, Adolapin, Protease inhibitor, Tertiapinc, Küçük moleküllü peptides (<5 amino acids)
Aminler ve Diğerleri
Histamine, Dopamine, Noradrenaline, Amino asitler, Şekerler, Aromatik maddeler, Fosfolipidler
Arı Zehirinin Önemli Etkileri
Arı zehirinin farmokolojik etkileri, bağışıklık sistemini uyarması ve birçok rahatsızlığa iyi gelmesi nedeniyle son yıllarda üretimi ve tıpta kullanımı her geçen gün artmaktadır.
Arı zehiri saf olarak iğne şeklinde, krem, tablet ve merhem şeklinde ilaç sanayiinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Farmokolojik olarak arı zehiri kan dolaşımını artırıcı, bakteri öldürücü, radyasyona karşı koruyucu, tansiyon düşürücü etkileri ve bağışıklık sistemini aktive edici etkilere sahiptir.
Son yıllarda yapılan çalışmalarda arı zehiri multiple sclerosis (MS) aids, kanser ve tedavisi mümkün olmayan bir çok hastalıkta başarı ile kullanılmaktadır. Arı zehirinin bu özellikleri ve yaygın olarak kullanımı nedeni ile APİTERAPİ başta ABD ve birçok Avrupa ülkesinde alternatif tıp olarak kabul edilmiş ve Apiterapi hastaneleri kurulmaya başlanmıştır.
Arı zehirinin etkili olduğu diğer bazı hastalık ve rahatsızlıklar; Arthritis, Epilepsy, Myositis, Iritis, Bursitis, Migren, Rhinosinusitis,bazı kanser türleri, damar tıkanıkları, kolestrol, Intercostal myalgia, Astım, Keratoconjunctivitis
 
 
     
 

picture

“ GENETİĞİ İLE OYNANMIŞ  İTHAL TOHUMA  DUR DİYELİM.

YERLİ TOHUMUN GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA ÖNEMİNİ ANLAYALIM "

 
SİZİN GİBİ ORGANİK YAŞAYAN, ORGANİK DÜŞÜNENLERLE
BİRLİKTE ve EL ELE TEMİZ, SAĞLIKLI YARINLARA KUYORUZ

 

SAFF 1011 ORGANİK KARAKOVAN BALLARI SİZİN İÇİN EN İYİ BAL MARKASI

ANA SAYFA

www.saff1011.com

KULLANIM KOŞULLARI
GİZLİLİK BİLDİRİMİ